0
Makaleler | Osmanlı Tarihçileri | Osmanlı Tarih Deyimleri | Osmanlılar | Popüler Konular | Olaylar| Osmanlı Bibliyografyası | Bildiriler
Süreli Yayınlar| Arşiv Belgeleri & Rehber | Doktora Tezleri | Mücmel Osmanlı Tarihi


· Ana Sayfa
· Anketler
· Araştır
· Hesabınız
· İletişim
· Konular
· Metin Sürümü
· Tavsiye Et
· Yazı Gönder



Şu an sitede, 15 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.



Baharın Sesi
Oryentalistlerin Gözüyle
31 Mart Fotoğrafları
Çeşitli Vesikalar
Osmanlı Arşivinden
Kisve Bahası Belge
Mulâj-i Ruznamçe
Gazavat-ı Murad
Ahkâm Defteri
Feth-i Estergom
ingilizce haritalar
Türkçe haritalar
Soyut Denemeler 1
Soyut Denemeler 2
Şeriyye Sicilleri
Fermanlar
Ermeni Vahşeti
Topkapı Sarayı
Surnâme-i Vehbi
Kıyâfet-nâme
Osmanlı Kilimleri
Osmanlı Nakışı
Osmanlı Vazoları
Osmanlı'da Bağdad

















Türk-Ermeni Kültür ilişkileri Üzerine



Ottoman History Writing



Europe''s Muslim Capital



Salih Saim Bey ve Üsküdarlı Şaşı Hafız



American Women Readers Encounter Turkey in the Shadow of Popular Romance



Osmanlı Ülkesinde İlk Mason Mabedi



Avraham Firkowicz in Istanbul (1830-1832): Paving the Way for Turkic Nationalism



The Janissary Tree



Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coexistence



Islamızatıon In The Balkans As An Hıstorıographıcal Problem: The Southeast-European Perspectıve



The Guilds Of Jerusalem in Ottoman Period

 
 
OTAM

İÇİNDEKİLER AKKUŞ, MİNE 19. Yüzyılda Bursa’daki İpek Ticaretini Geliştirmeye Yönelik Bir Kurum: Vapur Kumpanyası Ve Nizamnamesi ................................................................................................. 1 ALPARSLAN, DEMİR; AKTAŞ, ESAT Gümüşhane Sancağı’nda Doğal Afetler (1888–1910) ........................................................ 21 AYCİBİN, ZEYNEP Osmanlı Devleti’nde Cadılar Üzerine Bir Değerlendirme .................................................. 55 DEMİRCAN, YASEMİN XV-XVII. Yüzyıllarda Ege Adaları’nda Çeşitli Yönleriyle Küçükbaş Hayvancılık ......... 71 KARAHASANOĞLU, SELİM Osmanlı İmparatorluğu’nda 1730 İsyanına Dair Yeni Bulgular: İsyanın Organizatörlerinden Ayasofya Vaizi İspirîzâde Ahmed Efendi ve Terekesi.................... 97 KIRLIDÖKME, FERHAN Sultan I. Bayezid Dönemine Ait Grekçe Bir Anlatı...........................................................129 KIVRIM, İSMAİL Kilis ve A‘zaz Voyvodası Daltaban-zâde Mehmed Ali Paşa ve Muhallefâtı ..................147 SATICI, EMRE Tanzimat Dönemi Bursa Eyaletinde İç Güvenliğin Sağlanmasına Yönelik Önlem ve Çabalar (1839–1867)..............................................................................................................175 TEKİN, SAADET Dr. Polliç Bey’in 1918 Tarihli Raporuna Göre Berlin ve Aydın Vilayeti Hapishanelerine Genel Bir Bakış.......................................................................................................................205 YILDIRIM, MEHMET ALİ Osmanlı’da İlk Çağdaş Zirai Eğitim Kurumu: Ziraat Mektebi (1847-1851) ..................223
 
 


 
 
31 Mart

31 Mart Resimleri
O_234.jpg
O_235.jpg
O_236.jpg
O_238.jpg
O_239.jpg
O_240.jpg
O_243.jpg
O_244.jpg
O_245.jpg
O_247.jpg
O_248.jpg
O_249.jpg

 
 


Yavuz'un Kürt Açılımı


 

[Mustafa Armağan] [15.11.2009 -Zaman Gazetesi]

Tarihe göndermelerimizin arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu da tarihe ilgiyi artırıyor. Tabii kaçınılmaz olarak kimi hataları da. Çok konuşulan 'Yavuz'un Kürt açılımı'nı doğru anlayabilmek için olayın mantığına eğilmemiz gerekiyor. Öncelikle Osmanlı Devleti henüz Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya gelmeden önce burası Akkoyunlular, Karakoyunlular ve sonradan Safeviler arasında paylaşılamıyordu.

Osmanlı'ya yenilen Akkoyunluların zayıflaması üzerine bölgede Şah İsmail'e gün doğdu. 1499'da Anadolu topraklarına girerek 7 bin kişilik bir ordu topladı. Bunlar Türk veya Türkleşmiş köylülerdi. Ancak hepsinin Alevi ve Türkmen olduğunu düşünmeyin. Zira içlerinde hem Sünni Türkler hem de Sünni Kürtler de vardı. (Ne yapalım ki, tarih netlikten nefret eder!)

Arkasından Azerbaycan "olgun bir meyve gibi" Şah İsmail'in eline düşer. İşte bu aşamada (1501) Şiiliği devlet dini ilan eden Şah İsmail yeniden Anadolu'ya yönelip Diyarbakır'ı ele geçirir. Bu sırada Safeviler pek çok Kürt öldürmüş, toprakları yağmalanmıştı. Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan da aynı hataya düşmüş, Kürtleri şiddet yoluyla sindireceğini zannetmişti. Şah İsmail, Kürt reislerini ortadan kaldırıp kendi adamlarını vali yapıyor, ille de Kürtlerden vali olacaksa soylu aileleri değil, onların daha düşük statüdeki rakiplerini atıyor, böylece gururlarını kırıyordu.

Tabii aşiret reislerine ölümüne bağlı olan Kürtler ayaklanmıştı ama ayaklanma da kanlı bir şekilde bastırıldı. Hatta bir heyet halinde Şah İsmail'e gidip bağlılıklarını bildiren ve bu davranışlarından dolayı kendilerine yumuşak bir tavır takınılacağını zanneden 16 Kürt reisi toptan hapse atılmıştı (yaklaşık 1510). Sonra bir darbe daha vurdu Şah İsmail. Hapse attığı beylerin topraklarını kendisine bağlamaları için güvendiği Kızılbaş aşiretlerinin önderlerini görevlendirdi.

Kanlı bir şekilde bastırılan, toprakları ellerinden alınan, biat ederek yumuşatma çabaları boşa giden Kürtlerin hayal kırıklığını tasavvur edebilirsiniz. Bu arada Şii bir devlet karşısında ezilen Sünniler konumunda bulunmaları, aralarındaki nefret ve düşmanlığı artırmış olmalıdır.

Martin van Bruinessen'e göre bu durum karşısında ayakta kalabilen Kürt önderlerin kendilerini Safevi zulmünden kurtarabilecek tek güç olarak Osmanlı'yı görmelerinde ve ondan medet ummalarında şaşılacak bir şey yoktur.


(Devamı... | 5739 byte kaldı | 35 yorum | Puan: 4.57)
Bab-ı Ali Baskını


İttihat ve Terakki komitesi İkinci Meşrutiyetin ilanından ve 31 Mart Vak’asından sonra orduya dayanarak hükumeti ele geçirmişlerdi. Yalnız kısa bir zaman sonra asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını çekerek “Halaskar Zabitan Grubu”nun tazyikiyle yıkıldılar. Fakat tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler.

Nitekim Balkan Savaşının şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının İstanbul kapılarına dayandığı sırada, İttihatçılar, Kamil Paşa Hükumetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükumeti elde etmek için çalışıyorlardı.

Önce Balkan Savaşının neticeleri ne olursa olsun, büyük devletlerin sınır değişikliğine müsaade etmeyecekleri, bu sebepten Türkiye’nin zararı olmayacağı propagandasını yaptılar. 81 yaşındaki Kamil Paşa bir ara istifa edip yeni bir kabine kurmayı düşündü. Sonra bu fikrinden vazgeçince İttihatçılar bu sefer Kamil Paşanın Edirne’yi Bulgarlara bıraktığı şeklinde akıl almaz ve yıkıcı bir propagandaya giriştiler. Bu arada başkumandan vekili Nazım Paşa, Sadrazamın muhalefetine rağmen, orduda bozgunculuk yaptıkları için tevkif edilen İttihatçıları serbest bıraktı. Nazım Paşa daha önce Kurmay Albay Cemal Beyi Menzil Müfettişi Umumisi, Kurmay Yarbay Enver Beyi de Kolordu Kurmay Başkanı yapmıştı. Böylece en stratejik merkezlere İttihatçılar getirilmişti. Bütün bu işler Balkan Savaşının en acıklı günlerinde cereyan ediyordu.

23 Ocak 1913 günü Bulgarlar, Edirne ve Çatalca önlerindeyken, Kurmay Albay Enver Bey (Paşa) sabıkalılardan müteşekkil 20-50 kişilik bir çete ile Babıali’yi bastı. Babıali’yi muhafaza ile ilgili muhafız bölüğü, Dahiliye Nazırının haberi olmadan Cemal Bey (Paşa) tarafından yerlerinden alınmış ve başka bir yere götürülmüştü. Böylece baskıncılar rahatça içeri girdiler. Baskının kanlı safhaları dış sofada cereyan etmiştir. Dış sofa mücadelesinde 11 kişi öldürüldükten sonra başlarında Enver ve Talat beylerin bulunduğu çeteciler iç sofaya daldılar. Kendilerini engellemek isteyen sivil polis komiserini öldürdükleri sırada Harbiye Nazırı Nazım Paşa ile karşılaştılar. Nazım Paşa, Enver’e; “Beni aldattın hani siyasetle uğraşmayacağına dair namus sözü vermiştin!” deyince, fedaisi Yakub Cemil’in tabancasından çıkan kurşunla alnından vurularak öldürüldü.

Bundan sonra Talat ve Enver Beyler sadrazam Kamil Paşanın odasına girerek onu istifaya zorladılar. Ancak Kamil Paşa, devletin içinde bulunduğu durumu izah ederek böyle bir darbeyle hükumetten çekilmesinin felaketi artıracağını söyledi. Fakat silahla tehdid edilmesi üzerine istifa etti. Böylece yaşlı sadrazamın siyasi hayatı sona erdi. Bu sırada Babıali Baskınını duyanlar mahşeri bir kalabalık meydana getirmişlerdi. Toplanan kalabalığa İttihatçıların meşhur hatibi Teğmen Ömer Naci nutuk çekiyordu. Sokaktaki kalabalık arasında Almanya Büyükelçiliği Baştercümanı da vardı. Baskın planı için, Almanya Büyükelçiliğinde yapılan toplantı sonunda, Berlin’in izni alındığı açıkça görülüyordu. 1876 ve 1909 darbelerinin arkasında İngiltere vardı. Almanya ise Türkiye’de ilk defa bir darbeye karışıyor ve destekliyordu.

Sadrazamın istifa mektubunu alan Enver Bey, saraya gitti. Babıali’de kalan Talat Bey, kendini “Dahiliye Nazır Vekili” tayin ederek bu ünvanla valilere emirler gönderdi. Kamil Paşa Hükumetinin Adalarla Edirne’yi düşmana verdiği için millet ve ordu tarafından iskat edildiğini bildirdi. Halbuki ne Edirne, ne de Adalar Kamil Paşa tarafından düşmana asla verilmiş değildi. Edirne’yi güya kurtarmak iddiasıyla Babıali’yi basıp hükumeti zaptetmiş olan İttihat ve Terakki komitesi, Kamil Paşanın kabul etmediği bu yerlerin teslim şartını hiç sıkılmadan kabul ederek, bütün Rumeli topraklarıyle beraber Edirne’yi de düşmana terk etti. Bu tarihi ihanetlerini de ters-yüz ederek millete anlattılar.

Bu hükumet darbesinden sonra sadrazamlığa Mahmud Şevket Paşa getirildi. Babıali baskını neticesinde İttihatçılar fiilen yeniden iktidara geldiler.


(Devamı... | 40 yorum | Puan: 4.15)
Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coex


Avigdor Levy Near Eastern and Jewish Studies
DepartmentBrandeis UniversitySeptember, 2000

Recent events in Bosnia, Kossovo, Cyprus and elsewhere have suggested to students ofinterethnic relations that the application of the principle of self-determination may have reachedits practical limits. It is obvious that it is impossible to satisfy the desire for self rule of everysingle identity group without causing massive dislocation and violence. Consequently, the onlyrational alternative is to look for means of interethnic coexistence.1The phrase "the burden ofhistory" is sometimes used to explain the role that the past has played in complicating today'spolitical realities and contributing to interethnic strife. While this is indeed so, history can alsoprovide some useful guidelines for managing interethnic coexistence.

continue


(Devamı... | 32 yorum | Puan: 0)


Türkiye'yi yönetenlerin yeterli tarih bilgisine sahip olduklarına inanıyor musunuz?




Türkiye'yi yönetenlerin yeterli tarih bilgisine sahip olduklarına inanıyor musnuz?

Evet
Hayır



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 6809
Yorum:




osmanlı sanatı incelemeleri
[ osmanlı sanatı incelemeleri ]

·beyaz lale
·Ottoman Embroidery
·Bir Osmanlı Kadın Yazarın Doğuşu
·Levni'nin Minyatürleriyle Doğu Minyatürlerini Karşılaştırma
·Fransızların Ermenileri Yok Etme Planı
·Türk Şairlere İlham Veren Macarlar
·HAT'TIN USTALARI
·OSMAN HAMDİ BEY
·FAUSTO ZONARO









Go To Project Gutenberg





Osmanlı Ailesi



Nahcivan Seferi



Bilgilerimizi Yoklayalım
Crossword
Boşluk Doldurma



Osmanlı popüler materyalizmi



Osmanlı''da Kul (Devşirme) Gerçeği



Haseki Hürrem Sultan Hamamı



Carly Fiorina''nın Osmanlı Hakkındaki Düşünceleri



Bad Tımes And Better Self. Defınıtıons Of Identıty And Strategıes For Development In Late Ottoman Hıstorıography (18501900)



Changing Perceptions of the Ottoman Empire: The Early Centuries



Rail of Two Cities: Damascus to Amman on the Hejaz Railway



Sigetvar Seferi
A. Kerim DEMİREĞEN


Ziyaretçi İstatistikleri

Açılış Sayfası Yap

Mehmet İPÇİOĞLU tarafından hazırlanan bu site.


3 Temmuz 2001'de aramızdan ayrılan Nejat Göyünç'e İthaf Edilmiştir




Sayfa Üretimi: 0.233 Saniye