Dr. Şenol KANTARCI•
Türk - Amerikan ilişkileri, imparatorluğun en uzun yüzyılı olarak
nitelendirilen 19. yüzyılda İstanbul - Washington düzeyinde resmiyet kazanarak
başladı. İkili ilişkilerde ilk adım, ABD tarafından atıldı. Washington'un
Akdeniz ticaretinde etkin olma isteği ve bügün olduğu gibi 1800'lerin başında da
(ABD için)
Osmanlı İmparatorluğu sınırları (1359-1856)
Türkiye'nin stratejik konumu, ilişkilerin başlatılması gereğini zorunlu
olarak ortaya çıkarttı. 19. yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile
ticaret antlaşması yapma amacıyla yoğun gayret içerisine giren ve bunun için
yaklaşık 30 yıl uğraş veren ABD'nin durumu, Avrupa Birliği (AB) kapısında
bekleyen Türkiye'nin durumuna benzetilebilir.

OSMANLI EYALETLERİ’NE VERGİ ÖDEDİ
1176 yılında bağımsızlığına kavuştuktan sonra Amerikan ticaret gemileri
okyanuslara açıldı. Denizaşırı ticarete önem veren Amerikalılar 18. yüzyılın
sonlarında Akdeniz ticaretinin getireceği kazancı hesaba katarak Akdeniz'e
yöneldi. Ancak o yıllarda Kuzey Afrika Beylikleri (Garp Ocakları) ile antlaşma
yapmadan Akdeniz'de güvenli bir şekilde ticaret yapmak mümkün değildi. Söz
konusu ilişkileri Amerikalılar’dan önce oldukça güçlü donanmalara sahip olan
İngiltere, Fransa ve İspanya gibi devletlerle kurmuşlardı. Fransa, Akdeniz'de
rahatça hareket edebilmek, ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamak için
Cezayir'e yıllık 200.000 İspanyol doları vergi ödüyordu. Bu miktar İngiltere
için yıllık 280.000 İspanyol doları olarak belirlenmişti. Amerikalılar ilk
başlarda gemilerinde İngiliz bayrağı taşımakta ve rahatça Akdeniz'de hareket
edebilmekteydiler. Ancak, İngiltere - ABD Savaşı ve akabinde kazanılan
bağımsızlıktan sonra Amerikalılar artık İngiliz bayrağını gemilerinde taşıyamaz
olmuşlar, bu durum ise Akdeniz'de Cezayirli, Faslı ve Trabluslu korsanlar için
yeni bir kazanç kapısı açmıştı. Çünkü Fas, Tunus, Cezayir ve Trablusgarp
kendileriyle uygun şartlarda bir barış antlaşması imzalamayan devletleri
otomatikman düşman kabul ediyor ve bu devletlerin gemilerine ganimet elde etmek
için saldırıyorlardı.
1820’lerdeki Amerika haritası.
ESİR ALINAN AMERİKALILAR
Cezayirli Korsanlar Amerikan gemilerine saldırmakla kalmıyor, gemi içerisindeki
Amerikalılar’ı da esir alıyorlardı. Mevcut durum Amerikan kamuoyunu oldukça
rahatsız ediyordu. Cezayirli Korsanlar Temmuz 1785'te Maria ve Dolphin isminde
iki Amerikan ticaret gemisini ve 21 Amerikalı denizciyi esir aldı. Amerikan
yönetimi esirleri kurtarmak için Cezayir Dayısı ile anlaşmak istedi ancak
Dayı'nın her bir Amerikalı için 3.000 Amerikan doları istemesi üzerine
görüşmeler yarım kaldı. 1793'te Cezayirli Korsanlar, Atlas Okyanusu'nda 10
Amerikan ticaret gemisi ve esir alınan 105 Amerikalı’yla birlikte Cezayir
Limanı’na geldi. Cezayirliler, esirler için ABD'den 2 milyon 274 bin Meksika
pezosu fidye aldılar. Ayrıca, yapılan antlaşma ile ABD her yıl için Cezayir'e
12.000 Cezayir altını vergi ödemeyi kabul etti. Trablusgarp, ABD'den kendisine
yıllık 30.000 dolar vergi ödenmesini talep etmekteydi. 1803 yılında
Trablusgarplılar tarafından Amerikalılar’a ait olan Philadelphia adlı savaş
gemisi ele geçirilmiş ve Trablus Limanı’na çekilmişti.