0
Makaleler | Osmanlı Tarihçileri | Osmanlı Tarih Deyimleri | Osmanlılar | Popüler Konular | Olaylar| Osmanlı Bibliyografyası | Bildiriler
Süreli Yayınlar| Arşiv Belgeleri & Rehber | Doktora Tezleri | Mücmel Osmanlı Tarihi


· Ana Sayfa
· Anketler
· Araştır
· Hesabınız
· İletişim
· Konular
· Metin Sürümü
· Tavsiye Et
· Yazı Gönder



Şu an sitede, 23 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.



Oryentalistlerin Gözüyle
31 Mart Fotoğrafları
Çeşitli Vesikalar
Osmanlı Arşivinden
Kisve Bahası Belge
Mulâj-i Ruznamçe
Gazavat-ı Murad
Ahkâm Defteri
Feth-i Estergom
ingilizce haritalar
Türkçe haritalar
Şeriyye Sicilleri
Fermanlar
Ermeni Vahşeti
Topkapı Sarayı
Surnâme-i Vehbi
Kıyâfet-nâme
Osmanlı Kilimleri
Osmanlı Nakışı
Osmanlı Vazoları
Osmanlı'da Bağdad











Ottoman History Writing



Nuruosmaniye Kütüphanesinde Bulunan Bazı Kazasker Ruznamçeleri



Europe''s Muslim Capital



Changing Perceptions of the Ottoman Empire: The Early Centuries



Christians, Jews and Muslims in the OttomanEmpire: Lessons for Contemporary Coexistence



Islamızatıon In The Balkans As An Hıstorıographıcal Problem: The Southeast-European Perspectıve



The Guilds Of Jerusalem in Ottoman Period

Makaleler: 5. Bölüm: Nazlı Budin

Anonim writes "

İsmail Tosun Saral
Em. İş Bankası Müdürü
Türk-Macar Dostluk Derneği Yönetim Kurulu üyesi

PEŞTE KALESİ : Tuna’nın batı tarafında Budin kalesi vardır. Köprünün beri başındaki de Peşte kalesidir. Doğu ve kıble tarafları Peşte ve Keçgemed sahralarıdır. Bir ucu Hatvan kalesine bir ucu Solnuk kalesine, batı tarafı Segedin tarafına varup, Tisa nehri kenarına varıncaya kadar köyler ve kalelerle dolu, uzunluğuna veenliğine onar konaklık yerdir. Süleyman Han bu kaleyi alınca, Macar kralı ferdinand pek müteessir olup, Rimpapaya, İsveç, Çeh, Leh, Korul, Tot, İslâvon, Danıska, Danimarka, Kalonya, Hollanda, Ankora, Anapolya ve Galya kralları ile bütün hristiyan milletlerden ikiyüzer bin asker toplar. YalnızFransa kralı imdat vermeyüp, haber dahi vermez. Çünkü Osmanlıya dayanarak İspanya krallığını isterdi. Bu kadar askere Kara hersek denilen şahıs komandan olup, 949 (1542) tarihinde bu Peşte kalesi üzerine geldi. Bir taraftan Budin veziri dahi, bütün islâm askerini toplayıp, Peşte kalesine Budin’deki sekban-başı, üç oda yeniçeri ile girüp, cenge hazır oldu. Allah’ın hikmeti, bir gün Tuna üzerinde bütün sallar geçirüp, Tuna köprüsünü kurdu. Ertesi gün düşman Peşte kalesini kuşattı. Kırk adet balyemez ile yedi yerden göz açtırmayıp, dövmeye başladı. O gün Ulema Paşa Budin’den gemilerle Peşte kalesinin imdadına gidüp, kalenin top ile yıkılan yerlerinden Ulema Paşa askeri ile düşmana gece bakını yaptı. Düşmanı metrislerde öyle kırdı ki, kılıç artıkları güçlükle taburlara varabildiler. Heman Ulema Paşa, kalenin yıkılan yerlerinine ve topları almışlar Hemen Kara-Hersek (Hay krala ne cevap vereyim) diye gün doğarken metrise girerler. Karşı Budin ve Peşte kalesinden 1500 parça top ateş edüp, düşmanı top gülleleri ile kırar, yirmi bin kadarı cehennemlik olur. Bir top güllesi de Kara hersek adlı komutanın kellesini iki parça eder. Bütün düşman ölüsü dirisine binüp, kaçmaya başlarlar. tâ Novgrad, Nitre, Uyvar kalesine kadar kıra kıra kovalarlar. İslâm askerinin bir kısmı da kuzeyde Değirmen deresi, Hatvan, Holok, Boyak, Sıçan, Kermat, Fülek, Semendire, Eğri kaleleri taraflarına gidenleri kırarak yedi günde dokuzbin esir ve pek büyük ganimet malı ile Peşte’ye dönerler. Allah’a hamdolsun o zamandan beri Peşte kalesi selâmettedir.diye ihtiyarlar söylerler.
Peşte Kalesi’nin Yeri ve Şekilleri : Peşte kalesi yalın kattır amma çok sağlamdır. Tuna kenarı beşyüz adımdır. Hepsi beş adet topları Tuna’ya bakan büyük tabyalardır. Bu Tuna kenarında olan tabyaların bazı sahrasında yer yer dolma rıhtım palanga duvar verdır. Kara tarafı üç köşedir. On iki adet kulesi vardır. Her kulede beşer altışar bin kolomborne, şâhi ve darbezen topları vardır. Kulelerin üstleri tahta örtülü alemli kubbelerdir. Bir kuleden bir kuleye varıncaya kadar ellişer adet bedendir. Her beden ikişer adımdır. Bu kalenin dört köşe uzunluğu binyediyüz adımdır. Tamamı altı kapıdır. Batı tarafına bakan hem köprü başına, hem Vaç kalesi tarafına açılan kapılardır. Ama Vaç kapısı kuzey tarafına açıktır. Hatvan kalesi doğuya bakar. Solnuk kapısı biraz kıbleye meyilli açılır büyük kapıdır. Diğer küçük kapıları Tuna kenarına açılır. Hiç bir tarafında hendeği yoktur. Bazan Tuna nehri taşıp gelse kale duvarlarını döver.
Kara tarafında topraktan kesme alçak hendeği vardır. Ama çok geniştir. Eskiden Tuna nehri dolaşırmış. Kara tarafında asla havâlesi yoktur. Güneyde Tuna aşırı, Gürz İlyas Dağı fevkalâde havâledir. Kale içinde top güllesi kaz, tavuk gezdirmez.
Peşte Kalesi’nin İmâretleri : Onbir adet mihrapdır. Beşi câmi, diğerleri mahalle mescidleridir. Tamamı onbir mahalledir. Ulama Paşa, Yassı, Hatvan, Solnuk, Defterdar mahalleleri meşhurdur. Bin adet kârgir binâ, tahta örtülü altlı üstlü evleri vardır. İki adet medresesi varsa da talebesi azdır. Üç adet çocuk mektebi, iki adet tekkesi vardır. Fakat Budin’de dahi mevlevihâne tekkesi yoktur. İki adet hamamı varsa da hamama ihtiyaçları yoktur. Kışı şiddetli olduğundan her evde soba vardır. Hamam gibi ısınır. Her soba yanında yıkanma yerleri bulunur.


BUDİN’DEKİ TARİHLER

Sokullu Mustafa Paşa Hamamı Kitâbesi :


Varını hayrata sarf etse aceb midir kim ol
Da’ima eyler hadîsi - i Mustafa ile amel
Yaptı bir germâbe kim mislin felek görmüş değil
Devletâbâd olsa ger namı mahaldir fi’l - mesel
Bu bina – i dilküşânın dediler târihini
Mustafa Paşa bin âsıdır bin⠖ i bi zevâl

Kale’de Vezir Kasım Paşa’ın yaptırdığı kulenin kitâbesi : (1667/68)

Tahtgâh – ı Engürüs bi – misl ü hemtâ kal’ayı
İtdi destur – i müstahkem zehî kâr – ı nazîf
Hazret – i Paşa – i Kasım sahip –i nâm ü ma’delet
Ol vezirü muhteşem ol dâver – i tab’ı münîf
Kale – i Budin’e revnak virdi yaptı kulleyi
Ola eltyaf – ı Hüdâya mazhar ol zat – ı şerîf
Avn – i Hakkla söyledim Sıdkî bunun tarihini
Kulle – i Kaaf’a müşabihtir bu bünyâd – ı Latîf
Vaka’at – tahrir fî sene 1078


Kasım Paşa Burcu Kitâbesi :
Habbezâ fazl- ı ilâhî hamd ola dergâhına
Kıldı bu sedd – i sedidi ayn – ı a’daya haîf
Hassa (tan) Şahân – ı İslâmı muzaffer eyleyüp
Necl – i âl –i devlet- i Osmân ola dâ’im ve hîf


Kalenin Siyavuş Paşa tarafından onarımı ile ilgili kitâbe :
(1648- 1650)

Halife – i rûy- i zemin eyyâm- ı
Devlet – i Sultan Mehmed Hân edâm
Allahü taâlâ ömrü hu ve devletü hu
İhya’ vezir Siyavuş Paşa
Ve mirliva Mustafa Paşa ve Miralay Cafer
Mustafa Bey


Budin Muhafızı Vezir Mahmud Paşa’nın kalenin doğu kısmında inşa ettirdiği kuleye ait kitâbe :

Âaf- ı Cem – iktidar ve hâfız – ı mülk – i Budin
Ol vezir – i akıbet – mahmud ve sahıb – i izz ücâh
Burc – i hâverden nişâne itdi bir kule bina
Oldı bu cay – i ferah reşkâver – i sad mihr ü mâh
Haşredek görmez fenâ pes çarh idüp tarih ana
Bârek Allah kulle i burc –i kamer buldu penâh
Fî sene 1079

Dış kale kapısı üzerindeki tarih :
Habbazâ Hısn – ı hasîn – i kal’a hâ
Enfez allahu hükm-men benâha
Kaale Sultanu Lenâ tarihahu
Ekkedallahu hün-men en şeeha


Budin valisi Melek İbrahim Paşa’nın Edirne Saruca Paşa Camii Haziresindeki baştaşı şahidesi : H.1097 / M.1685-86

Vali - i Budimken İbrahim Paşa kal’anın
Vermedi bir taş etti düşmanı cenk ile mat
Dediler ana melek reşketti cengine felek
Bulmadı desti kazadan akıbet bir dem necat
Hak taala rahmetin efzun edip magfurede
Kıldı bin doksan yedi salinde ol gazi vefat

Kara Üveys Paşa’nın Budin’e Beylerbeyi oluşunun tarihi (1578-1580)
Oldı beğlerbeği Budin’e Üveys
Didiler halk nâ-sevâb oldi
Ehl-i Dîvân’a vermiş idi elem
Dedi ol kavme de azap oldi
İşidüb didi sâl- i târihin
986

1525 yılından itibaren Türk – Macar ilişkilerinde büyük rol oynayan, Mohaç Meydan Savaşının muzaffer Başkomutanı ve Budin Fatihi Pargalı İbrahim Paşa (Makbul, Maktul, Frenk) (Epir 1493 – İstanbul 1536) İstanbul’a dönerken Matyas Corvin’in sarayından aldığı Herkül, Apollon ve Diyana’nın tunç heykellerini beraberinde getirerek At Meydanındaki sarayının önüne diktirmişti. Bundan ötürüdür ki ona Frenk İbrahim Paşa diyenler olmuştur.
İbrahim Paşa’nın, sarayının önüne diktiği heykelleri put’a benzeten Figânî adındaki rintmeşrep bir şair’in farsça yazdığı iki mısra şöyledir :
“ Dü İbrahim âmed be – deyr – i cihân
Yeki büt – şiken şüd, yeki büt – nişan “
(Dünya kilisesine iki İbrahim geldi. Biri putları kırdı. Öteki de put dikti)
Zamanın aydınları arasında bir süre dillerde dolaşan bu beyit, daha sonraları halk arasında Türkçe olarak söylene gelmiştir.
“ Bir Halil evvel gelip esnâmı kılmıştı şikest
Sen Halil’im şimdi geldin, halkı kıldın putperest “
(Burada adı geçen iki Halil’den birincisi İbrahim Peygamber, ikincisi de İbrahim Paşadır.)
Kanunî’nin Budin’den getirip ve Ayasofya Camii Şerifi mihrabının iki yanına koydurduğu şamdanlar üzerine yazdırdığı tarih : (Ünlü Macar tarihcisi İmre Karacson tarafından okunmuş ve kaleme alınmıştır.)


Cihan sahipkıran han Süleyman
Ki durmaz cümlesine Giv vü Bıjen
Şu denlü kırdi ceyri Engrüsi,
Görünmez uldu sahra küştelerden,
Helâk edüp kıral – ı nâbekârı,
Yerin odeyledi – tahkik bilesin –
Kilisesini yakup yıktı Budin’i,
Çıkardı bir iki meskatını ahsen,
Götürüp Ayasofya’ya çırağı,
Adunun cesm – ü canın kıldı nığan,
Dedi Hatif anın yedîne târih.
Ebed ola sirac – i dîn ruşen
Sene 933 (1526)

Şamdanlarla ilgili diğer bir târih :
Nigin saltanat birle Süleymân Şâh, derya dil,
Kim ol sultandır Aksâ vü Mısr ü Kâbe ü Şâmin,
Alüben Engrüsi ilin tamam ol Halil Hak.
Kiliseler yıkub, kıldı seraser ehlin esnamin.
Getürdi feth – i ekberden çırağı, ey dil.
Di târihi ! Müebbed ola şem – i nur İslâmın.
Sene 933 (1526)


Kaynakca: Zuhuri Danışman, “ Evliya Çelebi Seyahatnamesi”
İsmail Tosun Saral “ Macarlar ve Tuna hakkında Yazılan şiirler (1300-2000)


Not: "

 

· Daha fazla osmanlı şehirleri
· Haber gönderen mehmetipci


En çok okunan haber: osmanlı şehirleri:
Kalelerden Estergon Kalesi




Ortalama Puan: 2.5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü






 Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder



Ziyaretçi İstatistikleri

Açılış Sayfası Yap

Mehmet İPÇİOĞLU tarafından hazırlanan bu site.


3 Temmuz 2001'de aramızdan ayrılan Nejat Göyünç'e İthaf Edilmiştir




Sayfa Üretimi: 0.201 Saniye